26.01.2009
14.01.2009
...
Dışarıdan gördüğün gibi miydi?
Tutunamıyor muydu kalbim, düştü. Yazık ona. Serbest sitil yüzmüştük sahil boyu, kim izlemiş bizi camların ardından bilemeden kulaçlar atmıştık, aynı yöne; keşişleme. Bende biliyordum, insan olamadıklarına ahlanıyor biraz da ama bu kimin umurunda?
Umursuyorum. Acılı yüzler asılıyor duvara, bakıyorum. Umursuyorum. Yağmur yağıyor, biraz daha ıslanırken; karışıyoruz toprağa; sen, ben, biz acımızla; omuzlarımızda melekler; nasıl bilirdik bizleri, çocuktu daha! Şeker de yeseydi iyi olacaktı ama olsun, cennetin bahçelerinde, şeker ağaçlarından toplar artık, yüzü kalmış toprakta, acıyor mudur yüzü? Mutsuz gibi görünüyordu karışırken toprağa, acımıyordur şimdi. Acımaz ki çocukların yüzü; acıması için kaç yüz yıl yaşamalı ki insan? Kaç yüz yıl yaşayarak öğrenir ki insan, bir çocuğun yüzü çıkarsa yıkıntıların arasından, acıyıp, acımayacağını... Doğuştan suçlu çocuklar var, üzerinden geçen roketlere merakla bakan; doğuştan suçlu çocuklar var, büyükler kapışırken avuç, avuç toprak için, o bir avuç toprağın altına yaşayamayan yüzlerini hiç anlayamadan koyan.... Mutlu çocuklar var cennetin bahçesinde yalandan koşan...
Sonrası mı?
Hep aynı hikaye, yutanlara, yutturanlara saygılarımızla...
.
12.01.2009
...
Bir adım ötemden geçiyor, belki de duruyor. Bakıyorum, görmüyorum. Sürüsünün peşinde uzaklaşırken; dönüp, dönüp bakıyor. O kadar üşüyor ki ellerim, elimi kaldıramıyorum; o kadar üşüyor ki gözlerim; bakışlarım, son adımında donuyor. O kadar üşüyorum ki, o kadar ki; kalbim yığılıyor...
geçiyor insanlar
zaman durmuyor
trenler kalkıyor
aynı sarılışlar
bir adım sonra kalabalığa karışan yalnızlıklar
iki adımda tenhalaşan sokaklar
aynı sona denk geliyoruz
kişiler değişiyor
aynı virajdan sonrası
umutlarına gark olmuş besmeleler
daha ötesi
kimin için var
geçiyorum;
gözlerinde aynı yabancı bakış....
görmüyorum
aldanıyorsun
duymuyorum
haykırıyorsun
umarsızlığıma boğuluyorum
ölüyorsun
diriliyorum
ölüyorsun
buz kesiyor mutluluğum
havalar ısınana kadar
çok üşüyorum...
9.01.2009
7.01.2009
5.01.2009
...
Pamuk ipliğine bağlı gibi tüm yaşananlar; çeksen kopacak..Çekmezsen, bir zaman sonra kendiliğinden kopacak..
...
Tutunur mu insan yitirdiklerine
Geçmiş dediğin nedir ki
Yitirilmiş hayatların kısa özeti...
Senin seçtiklerin, acını yaşatmaya değer olanları belki de
çıkarıp, çıkarıp; severek yüceleştirdiğin...
Ne kalır insana, anlamsızlaşan koca bir yığından başka...
Baktıkça kendime benzetiyorum seni
Baktıkça çürütüyorum ruhunu
Pudralı yüzümün, mutlak firarı...
Vanilya kokumun, son kaçışı...
...
3.01.2009
Hiçbir şey bilmek istemediğimden eminim, gazozun kabarcıklarıyla ilgilenmek kadar neşeli geçiyor hayat. Hiçbir şey düşünmek istemediğimden de eminim; beynimin içinde kıvrılıp yatan kadını, uyandırmak istemiyorum. Başımı bile hareket ettirmiyorum, uyandığında, aç kurtlar gibi saldırıyor, hayallerime. Sonra üzülüyoruz.
Bugünlerde, her şey zor gibi.
Bugünlerde, kendimle girdiğim savaştan yenik çıkacakmışım gibi.
Bugünlerde, zaman biraz dursa, biraz nefes alsa ciğerlerim.
Bugünlerde, ne istediğimi bir bilebilsem.
Bugünlerde, biraz daha sabır.
Bugünler, bitmeyecek gibi...

