Sonrasındaysa, anlatabileceğim pek bir şey olmamıştı, yalnızlığa yaraşır musukiler deviniyordu, ben acır gibi yaparak, salınıyordum. Sonra insanlar zıplıyorlardı, yüzlerinde aynı donuk balık bakışları, gerisini bilmediğin bir parçanın ilk heyecanı gibiydi ya da Cohen'den bir tutam saç olsa avuçlarımın içerisinde, seni bu kadar düşünür müydüm; bunu da hiç bilemeyecektik. Atlamadan önce dinleyeceğim müziklerin listesini hazırlıyorum, akrep olmandan endişeleniyorum, ve bir diğerini hissetmek, hiç adını koyamayacağım o ifadeyi donuklaştırıyor hücrelerimde, damarlarımda sen, ben bir de Jeff dolaşıyor, onun çıkardığı seslerle uyuyorum, sonra o susuyor, sonra uyanıyorum, geçti diyor; yeniden kapıyoruz gözlerimizi, huzurlu bir uykunun kucağına...
Filmlerden seçtiğim kahramanlarıma dönmek istiyorum, yüzlerce Marla Singer sigara içiyor, telaşlı adımlarıyla damarlarımda dolaşıyor, uçuk şeftaliye kaçan rengimle, Tom'un arkasından el salladığımı hatırlıyorum. Penceresi o kadar büyük olan bir otelin camından dışarısını izleyip, izleyip; deli taklidi yaparak huzura kavuşmaya çalışmak ne kadar akıllıca ki; en azından şimdilik aklıma başka hiçbir şey gelmiyor. Şimdilerde yapacaklarım, hayal ettiklerimle sınırlı, saçlarım tutuşurken sıcağında, şarkıyı değiştirirsin değil mi, bebeğim?
