7.02.2008

*


Bazı zamanlar eskisi gibiydi, eskisi gibi olan zamanlardandı; sevdiğim gibiydi yani. İnsanoğlu işte sürsün gitsin istiyor, yine eskisi gibi olsun istiyor.


Bazı zamanlar diyor, zamanlar yazarken hep a yı unutuyor, özellikle bakıyor ki geri dönüp tekrar düzeltsin diye...


Bazı zamanlar oluyor, alttaki değil onun altındaki gibi oluyor, okuduğumda şaşırıyorum, yok canım diyorum. Aynen valla ne güzel yazmışsın bilog sahibi diyorum, ellerimden, gözlerimden öpüyorum, bir utanıyorum ki sorma gitsin, ya zalak mıyım neyim, hahaha; oturup bir de utanmadan gülüyorum.

Bilog sahibi diyorum kendi kendime ya! Bir de ne güzel yazmışsın diyorum, düşün işte.


Bazı zamanlar da alt taraftaki gibi uydurukçu oluyorum, olmayan onca şeyi uydurup, uydurup eğleniyorum.


Sonra baharlar açıyor içimde, içimde ziller çalıyor, birileri bakıp, çıkıyor; sen hep oradasın da, öylece oturuyorsun, sızın kanıyor, sızın yanıyor, sonra gülüyoruz beraber, gözlerim koskocaman oluyor, inan her zamankinden daha komacan, daha bir yıldızlı, daha bir kahve...


şaşırdığım onca şeyi düşünüp, şaşırmamaya karar veriyorum, otuz olmuşum be bilog, bu hayattan otuz yıl kaçırmışım hala şaşırabiliyorum, hihihi. Nasıl insanca zaaflar değil mi?


Bir de dizilerden Elveda Rumeli'ye gülüyorum, şarkılardan Alanis diyorum, ay bana ne oluyor, kitaplarda yine Halil Cibran elimde, Sylvia baş ucumda göz kırpa dursun akşamlarıma, inatla kadraja alıyorum her şeyi, hayata fotoğraf makinemden bakmak daha kolay, inan bana bir deklanşöre basmama bakar her şey, dondururum sizi, söylemedi demeyin.


Bir de üzümlerden çekirdeksiz olanı seviyorum, ama yazda kaldı bu sevgimiz, yaza kadar bekliyoruz yeniden sevmek için.



*

1 yorum:

bilge tekin dedi ki...

ben de çekirdeksiz üzüm seviyorum bi de onların kocaman kocamanları oluyo onların ayrı bir hastasıyım.. heyy uydurukçu pek bi güzel uyduruyosun haberin olsun :)(: senin gibi de gülerim heheh