25.06.2008

...





Bu kadarı çok dedirtecek zamanlardı, çoktu ki bu zamanlardaydık, çoktu ki taşırdık, silkeleyemedik.


Bu bir düşünce, belki de salık vermek kendine, belkide bir sese, belkide gelgitlere inat, çekilirken hayat ıssız yüzümün yansıması hayata, daha ne kadar cümle kurabilirim, bilmiyorum. Belkide hayatımın sonuna kadar yazabilirim, belkide nokta demeden bitecek her şey ve ben biraz ötemde kırık cümlelerimle kalacağım. Kalacak mıyım? Kalır mıyım?


Gerek yok değil mi?


Bu bir ses, belkide gelgitlerime inat çekilecek damarlarımdan, hiç gelmeyecek. İzin veriyorum kendime bir süre, belkide sonsuza, belkide tüm ıssızlığımda yankılananlardan çıkan sonuçlar, kulağına gelen dalga sesleri ne dersin? Olabilir mi? Tuzum kalmış olabilir mi sende? Ya da sesim çarpar mı kulağına, kokum sızlatır mı burnunu?


Bilmem, belkide tek önemseyen ben kaldım ya da herkes en doğrusunu yaşarken, yanlış iklimlerin, ıssız kır çiçeğiydim, bilemedim; ne zaman, nerede açacağımı...


Bilmem belkide...









.

Hiç yorum yok: