20.01.2008

Gereksiz yazılar serisi I


Kendi adına üzgün olmayıp da, diğer insanlar adına üzgün olabilen insanlar tanıdım. Tanıdığım o kadar çok insanın yanında, bu insanlar dikkatimi çekmeyi başarmışlardır. Sonra kendi adına yaşamayıp da, başkaları adına yaşayan insanlar tanıdım. Bu insanlarsa hiç ilgimi çekmemişlerdir.

Sonra kimleri tanıdım, ben de bilmiyorum, tanıyorum insanları, sonra unutuyorum. Unutmak istiyorum, böylesi güzel oluyor. Onlarda beni unutsunlar istiyorum. Sokağa çıktığımda kimse beni tanımasın, o tarz bir hayat yani, sen de bilirsin.


Seni çok uzun zamandır tanıyor gibiyim.

Tanıma beni.


Bu bilinen insan diyalogları uzar gider, gereksizdir. İçten gelmeyen, boş cümlelerin içini dolduran kelime yığınlarıdır. Ki bizler biliriz; hep görmek istediğini görüp, duymak istediğini duyar insanoğlu, seni asla önemsemez, o kendi şablonunu oluşturmuş, seni içine sokmaya hazırlanır. Ne salaksın sen, insan.


Ne kalır insana, düşündüğünü eyleme dönüştürürken çirkinleşir; farkına varmaz.

Ama ben bunu istememiştim diyebilir sonra.

Bilmez ne düşündüğünü, ne yaptığını.

O yüzden düşün sen ey insan, düşün sadece; yapabildiğin en iyi şey bu senin.


Neysen osun işte, olmadığını olmaya çabalamak kadar komik bir şey yok. Hani bunun farkında olan insanlar olduğunu da unutma olur mu, seni gidi insan. Değişmek için çok çaba sarf eder insan, ne olduğunu bilemeden, hep başka, başka şeyler peşinde savrulur gider.


Uyumluyum aslında diyorum, insanlar neyseler öyle kabul ederim. Aslında en büyük hata buymuş, seni görmek istediği gibi gören insana, sende onun silahının kabzasından bakacakmışsın, bunu çok sonraları öğrendim. Ne değişti, hiçbir şey, ben hala herkesi oldukları gibi görüp, hiç ses çıkarmıyorum. İnsan bu, nasıl yaşamak istediğine kendisi karar vermeli, diğer her ayrıntı safsata be bilog.


Hiç gerek yok böyle şeylere.


Feyspukta tek yaptığım insanların fotoğraflarına bakmak, saatlerce başkalarına dair kesitleri inceleyebilirim, biliyor muydun bilog, çok keyifli sen de yapmalısın, gülüşler hep donuyor, üzüntülü görünenlerse hep pozdan, başka sebebi yok, hiç gerek yok böyle şeylere, güzel işte.

Yani, ben bakıyorum sen de bak.


Nereye efendim, diyor adam.

(Kadın anlamsızca bakar. Sever böyle bakmayı; çok uzak, soğuk, gizemli ve çekici olduğunu düşünürde ondan) Ait olduğum yere, der kadın.

(Böyle bir cümle kurmaya ne gerek olduğunu anlayamaz adam, anlamak içinde uğraşmaz) deli midir, nedir, der. ( kadının ardından bakarken.)

Bu gördüğüm en komik insani diyaloglardan biridir, nerede mi gördüm?

Görmedim.

Eee?

Uydurdum sadece.


2 yorum:

7.oda dedi ki...

uydurmalarını seviyorum senin :)

Deriniz dedi ki...

heheh
çok pis uydurukçuyumdur