20.10.2008

düşeş



aynı göğün düşçüleriydi onlar...



biz'iz



bi gün iplerimizi bağlayıp sıkıca bir yere
el ele tutuşup atlayalım göğün en güzel yerine,
denize atlar gibi


beni şapkamdan, seni de şemsiyenden tanırdı belki aşağıdakiler,
el sallardık, nanik de yapardık,
hepsine...




3 yorum:

banu dedi ki...

bir sürü birşeylermiş...

hava atları çok hızlı koşarmış.

görünmez ipleri kimseler bilmiyor
tam dolaştığı yerden birinin kalbine gidiyor bazen
ya da en uzakta birlşiyor bilmediğinle
o yüzden bir sürü birşey
o yüzden martılar...
o yüzden simit...
o yüzden tarçın...
o yüzden birsürü birşey gibi...
hepsi ayrı ayrı pek çok şey gibi...

deniz olsun mutlaka, göğün kapısına manzara lazım.

bir fincan daha?

Asuman Unsal dedi ki...

:)(:

biraz da kanyak pls

sonra ben bi elimle şapkamı tutup, bi elimle de burnumu kapatıp atlayacaktım ya, sana bakıp, yan yan gülümseyerek.

Burnuma çok hava kaçtı Banuuuu dicemm, sonra biz Peru nun üzerine düşmeden, gök açılacak, deniz çıkacak, simitleri martıları, susamlarını da istafritlere vereceğiz


bunun içine ceviz de koyuyorsun ya
leziz

kafem bitti.

negzel atlamıştık göğün içine, tutunmuştuk düşlerimize

bak bu commentten bi post daha çıkar

öperis, severisss çok ^o^

banu dedi ki...

:)