17.10.2008



Esasen kimseyi sevmedim desem yalan; seve, seve anlar insan kendi değerini. Seve, seve; sever kendini. Belki ruhsuzluk, kendim için kırdığım onca kafa, yonttuğum onca kelime, içi boş hayatları doldurma çabası, kendine benzeyen ruhları ararmış diyorlar ruh, ruhlar ayini, kanatılmış bedenlerin, en temize çekilmiş halleri, gelip nasıl da sarar, belki de bilinmez işte, bilmek kimin işine geldiyse, bu kadar yalın paragrafın da anlaşılmayacağından kelli, tutunmak ister ruh, atlamadan önce son kederine.



Güzel ayinler çıkarır, edebi yazar, tarifsiz hislerini kelimelerle boyar, salınır yalnızlığında. Kim ne ister düşünmez bazen, düşündüğü zamanlarda olmuştur, incelikten kırıldığı zamanlarda, dedim ya; ne uslanır, ne de laf dinler, bildiği aklından beş karış yukarıda methiyeler düzer, oynar, bozar, çıkar, adam akıllı bir savrulur, sonra kalır gecenin dizlerine, hafif ağlamaklı, belki de şapşal, dem vurdurmadan hissettiklerine, keyfini sürer büyük hazzının, ne hissettiği başka çemberin içinde.



Gereksiz onca kelime ben de biliyorum, ne kadar dolansam da çevresinde, anlatamayacağım başından belli paragrafın, kimin umurundaki bunca safsata, biri çıksa benim umurumda dese, bir mumda onun için yakacağım, üfleyeceğim geceye.



Kalır mı geriye; ne ben, ne sen, ne de gece, güzel uykuların savunmasız rüyaları konaklar belki, belki uykusuzluğun sancılı geceleri, kim için, ne içindi, onca hal bilmez, söz dinlemez gavur zamanlar, belki de bilinen hep aynı yalnızlık da, biz başka gecelerde…



Demişimdir de, hep en kolayıdır başkalarına söylenen sözler, kendine gelince basmayan kafaların, ruh tutarsızlıklarının, salınan gecelerin, belki de onca küçük beklentilerin bütününe çarpar, kalır bir süre, çıkmak istediğinden ya da istemediğinden değildir bu ruhsal sıkıntısı, bunu böyle yaşamayı bir zaman önce seçmesiyle ilişkilidir, acısına katık, gecesine konuk, tenine sıcaklıktır, varsın gerisi katlanabildiği kadarında kalsın, katlanamadığında, sesi çıkmadan karışır kalabalığa, onlarla birlikte sonsuza,


Neler geçmedi ki, bu da geçer, yeter ki sen iste.



eyvallah!

2 yorum:

anginapektoris dedi ki...

başlangıcı olan herşeyin bi sonu var,bağlanmamak lazım ölümlüye:)

benim umrumda galiba...

araf dedi ki...

eskileri yad ettim geçenlerde
sonra yenilere baktım durdum
o yenilerden biri yanlışlıkla elime dokundu. sıcak ve yumuşaktı.
seninkiler gibi..
kanım çekildi.
donakaldım.
acıdı.
aslında iyiyim demek kötüyüm manasına geliyormuş. kan çanağına dönmüş gözlerim kalbime söyledi.
kesinlikle.
lanetliyim.